bir dua

26/1/2008

dün emin maalouf'un semerkant'ını 8-9 yıl aradan sonra yenien okudum

ömer hayyamı, hasan sabbahı, selçukluları, dönemin iranını , sunnileri, şiileri vb. bir çok şeyi yeniden gözden geçirdim...

 

aradan geçen o süre içinde algılayışımda biraz da olsa ilerleme kaydetmişim...

entellektüel açıdan da fena değilmişim yani...

ne mutlu ve aferim bana :))

 

ama hala bayağı bir eksikliklerim var... hatta çok eksikliklerim var...

o nedenle daha çooook okumalı, daha çooook şey öğrenmeliyim...

 

o nedenle de daha çoooook yaşamalıyım...

 

allahım, senden çok şey istemiyorum, sadece daha çok (ama biraz çooook yani) şey öğrenebilmek için bana biraz daha süre ver...

 

 

 

 

 

 

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

yaşama nasıl tutunmalı?

6/1/2008

yarın ki akciğerimden sıvı alınma işlemi biraz canımı sıkıyor ya...

ama artık korkmuyorum...

sadece canımı sıkıyor...

inanıyorum ki

sıvılar gidince ve yeni kemoma başlayınca

hayat daha güzel olacak :))

 

ve sevgili dostum şefika bana yarın için N. hikmet'in çok sevdiğim bir şiirini göndermiş...

çok teşekkür ederim dostum...

 

 

YASAMAYA DAIR
(1)

YASAMAK SAKAYA GELMEZ,
BUYUK BIR CIDDIYETLE YASAYACAKSIN
BIR SINCAP GIBI MESELA,
YANI, YASAMIN DISINDA VE OTESINDE HICBIR SEY BEKLEMEDEN
YANI, BUTUN ISIN GUCUN YASAMAK OLACAK.

YASAMAYI CIDDIYE ALACAKSIN,
YANI, O DERECEDE, OYLESINE KI,
MESELA, KOLLARIN BAGLI ARKADAN, SIRTIN DUVARDA,
YAHUT, KOCAMAN GOZLUKLERIN,
BEYAZ GOMLEGINLE BIR LABORATUVARDA
INSANLAR ICIN OLEBILECEKSIN,
HEM DE YUZUNU BILE GORMEDIGIN INSANLAR ICIN,
HEM DE HIC KIMSE SENI BUNA ZORLAMAMISKEN,
HEM DE EN GUZEL,
EN GERCEK SEYIN YASAMAK OLDUGUNU BILDIGIN HALDE.

YANI, OYLESINE CIDDIYE ALACAKSIN KI YASAMAYI,
YETMISINDE BILE, MESELA, ZEYTIN DIKECEKSIN,
HEM DE OYLE COCUKLARA FALAN KALIR DIYE DEGIL,
OLMEKTEN KORKTUGUN HALDE OLUME INANMADIGIN ICIN,
YASAMAK, YANI AGIR BASTIGINDAN.
1947

(2)

DIYELIM KI, AGIR AMELIYATLIK HASTAYIZ,
YANI, BEYAZ MASADAN
BIR DAHA KALKMAMAK IHTIMALI DE VAR
DUYMAMAK MUMKUN DEGILSE DE BIRAZ ERKEN GITMENIN KEDERINI
BIZ YINE DE GULECEGIZ ANLATLAN BEKTASI FIKRASINA,
HAVA YAGMURLU MU, DIYE BAKACAGIZ PENCEREDEN,
YAHUT DA YINE SABIRSIZLIKLA BEKLEYECEGIZ
EN SON AJANS HABERLERINI.

DIYELIM KI, DOVUSULMEYE DEGER BIR SEYLER ICIN,
DIYELIM KI, CEPHEDEYIZ.
DAHA ORDA ILK HUCUMDA, DAHA O GUN
YUZUKOYUN KAPAKLANIP OLMEK DE MUMKUN.
TUHAF BIR HINCLA BILECEGIZ BUNU,
FAKAT YINE DE ÇILDIRASIYA MERAK EDECEGIZ
BELKI YILLARCA SURECEK OLANSAVASIN SONUNU

DIYELIM KI, HAPISTEYIZ,
YASIMIZ DA ELLIYE YAKIN,
DAHA DA ON SEKIZ SENE OLSUN ACILMASINA DEMIR KAPININ.
YINE DE DISARIYLA BERABER YASAYACAGIZ,
INSANLARI, HAYVANLARI, KAVGASI VE RUZGARIYLA
YANI, DUVARIN ARKASINDAKI DISARIYLA.

YANI, NASIL VE NERDE OLURSAK OLALIM
HIC OLUNMEYECEKMIS GIBI YASANACAK...
1948


(3)

BU DUNYA SOGUYACAK,
YILDIZLARIN ARASINDA BIR YILDIZ,
HEM DE EN UFACIKLARINDAN,
MAVI KADIFEDE BIR YILDIZ ZERRESI YANI,
YANI, BU KOSKOCAMAN DUNYAMIZ.

BU DUNYA SOGUYACAK GUNUN BIRINDE,
HATTA BIR BUZ YIGINI
YAHUT ÖLÜ BIR BULUT GIBI DE DEGIL,
BOS BIR CEVIZ GIBI YUVARLANACAK
ZIFIRI KARANLIKTA UCSUZ BUCAKSIZ.

SIMDIDEN CEKILECEK ACISI BUNUN,
DUYULACAK MAHZUNLUGU SIMDIDEN.
BOYLESINE SEVILECEK BU DUNYA
"YASADIM" DIYEBILMEN ICIN...
SUBAT 1948

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

korku

5/1/2008

dün gece sanki biraz korktum gibi...

korkum tam olarak neden kaynaklı bilmiyorum, daha doğrusu bir çok neden içiçe geçmiş olabilir...

yeni kemo ilaçlarım EC protokolü...

yine çok midem bulanacak ve de o iğrenç kabızlık... 6.5 yıl önce bu yüzden ağlamıştım bile...

 

sonra belirsizlik tabi...

hiç sevmem belirsizlikleri...

 

kendi işini kendin yapamayışın da can sıkıcı...

 

korkunun yanına az az buçuk da bıkkınlık eklenmişti...

şu akciğerdeki sıvıyı boşaltma işlemi yani...

 

sandalyeye ata biner gibi oturuyorsun...

sonra da kazağını yukarı çekiyorsun. lokal anestezi sürülen sırtındaki bir noktadan enjektörle akciğerde plevralar arasına girilip sıvı drene ediliyor...

aslında hiç hareket etmezsen pek canın yanmıyor ama ya benim gibi kurtlular ne yapsın...

 

yaklaşık yarım saati aşkın bir süre heykel gibi, derin nefes dahi almadan orada oturcan...

gülmek yasak, öksürmek yasak, hareket etmek yasak...

ama o hareketsizlik o kadar komik ki, insan gülmeden duramıyor...

 

o zaman da iğne yerinden oynuyor, acı içinde,

-aaaaaahhh, diye inliyorsun...

doktorlar gelip, iğneyi öteye beriye oynatıp, tekrar sıvının en iyi direne olacak noktasını araştırıyor...

bir miktar yine canın yanıyor

ama bu kez akıllanıyorsun...

gıkını bile çıkaramıyorsun, yoksa aynı işlem bir kez daha tekrarlanır

üstüne üstlük bir de doktorlardan papara yersin, canının yanması yetmezmiş gibi...

 

uslu hasta olmaya tam da karar vermişken,

ama tüüühh kahretsin ki, bu sefer de öksüresin geliyor...

kör şeytan işte...

rahat bırakmıyor ki insanı...

-ooff allahım yaa, ben ne problem hatunum, diyorsun demesine de öksürük bu, durmuyor ki...

 

o yarım saat sona erip de işlem bittiğinde, sıvının direne edildiği kaba bakıyorsun

-vaaavv, bunlar benden mi çıktı, hepücüğü yani... hem de akciğerimdeki zarlar arasında... vay bee, diyorsun...

 

sevindirik olmuş şekilde,

-bu günlük de yırttım diyerek, adeta koşar adımlarla hastaneden firar ediyosun...

 

her şey bitti mi...

hayır tabi ki...

 

daha diğer akciğerin boşaltım işlemi de var...

ama en azından bir iki gün sonra olsun canım...

bi nefes alıyım, kendime geleyimn de mi yani...

 

(not: içimden bir ses, kendime diyor ki,

-korkma be sibelim...üstesinden gelirsin... kısa bir süre önce yine üstesinden gelmiştin... bu sefer de geleceksin merak etme...

hem o zaman pnömotoraks gelişmişti...

bu sefer o da gelişmeyecek, bak göreceksin...

 

ama içimdeki diğer ses diyorki,

-hadi ordan, ya yine gelişirse... )

 

bakalım hangi ses kazanacak...

 

 

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

kar yağıyor istanbul'a, oldu mu şimdi?

4/1/2008

tam da test sonuçlarımı almışken

tam da yarın onkoloğumla yeni kemo rejimim için görüşmeye gidecek iken

kar yağıyor istanbul'a

oldu mu şimdi?

 

kar yağsın, şöminenin karşısında,

çıtır çıtır ateş sesleri eşliğinde kahvemi yudumlayayım diyen romantiklerden değilim yani...

tamam yağsın, bişiy diyeceğim yok

ama

soğuk havaları hiiiç sevmem...

isterimki sıcak olsun, hatta kavursun sıcaklar,

ama tabi terletmesin...

 

neyse ki çok fazla terlemeyen, üstelik de teri fazla kokmayanlardanım...

aferim bana :))

ayy canım ben :))

 

tomografi sonuçlarım demişken...

karaciğerimde en büyüğü 4 cm olan yeni lezyonlar ve akciğerlerim başına kadar yine sıvı dolmuş

oysa daha yeni boşalttırmıştım onları...

gerçi bunu öğrenmem iyi oldu, demek ondan yine efor sırasında zorlanıyorum...

aslında bir de merak ediyorum...

bu sıvı daha ne kadar dolmaya devam edecek akciğerlerime...

 

neyseki şimdilik sigara içmeme engel değil...

 

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

tomografi sonuçlarım

3/1/2008

yarın sabah tüm batın ve toraks BT,

yani

akciğer ve tüm karın blögesine yönelik tomografi sonuçlarımı alacağım...

çok heyecanlıyım...

zaman zaman anksiyetem azıyor...

off bir sabah olsa...

 

sonuçlar aslında beklediğimden de kötü çıksa kendimi yine de kasmayacağım,

eminim biraz depresif takılır sonra yine eski normal (aslında anormal mi demeliyim, bilemedim) halime dönerim...

ama şu merak var ya,

sanki zaman geçmek bilmiyor....

 

serap ile iddiaya girdik test sonuçlarım üzerine

o diyor ki,

-karaciğerindeki tümörler 4 cm'yi aşmamıştır... karaciğerde 3 taneden fazla tümör yoktur... ve karaciğer dışında da tümör yoktur...

 

ben daha pesimistim sanırsam...

bences de tümör sayısı 2'den üçe çıkmıştır, 4 bile olabilir ama tümör boyutları daha büyüktür...

ve bana da öyle geliyor ki, karnıma sıçramamıştır...

 

bakalım kim kazanacak :))

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

kaç tahtam eksik :))

27/12/2007

doktor raporlu olmasam da; kesin yani...

bir kaç tahtam eksik...

serap'a göre,

-ne bir kaçı, hepsi ...

hain kardeş işte, insan ablasına böyle mi der...

 

bugün onkoloğumla görüştüm...

yeniden bir sürü tahlil (toraks ve tüm batın BT, tüm vücut sintigrafi) vb.

sonra akabinde hemen yeniden kemo...

akciğerimde biriken sıvının da kanser olma olasılığı varmış...

yani karaciğerimden sonra orayada sıçramış olma olasılığı yüksek...

eee

karaciğerimde zaten 4 yılda 13 tümör büyüyttüm zati...

 

öyleyse nasıl hala laylaylom olabiliyorum?

bilmiyorum...

kesin kafadan bi kaç tahtamın eksikliğiyle alakalı :))

 

aman boş ver be sibelim,

sen (yani ben) bi  tanesin...

aferim bana...

ayyy canım kendim benim....

mucckkss mucckkss

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

annemle banyo macerası

16/12/2007

uzun aradan sonra ilk kez, sevinçle banyoya koştum...

(gerçi abartmayayım, banyo yapmayı son yıllarda artık sevemez oldum ya neyse)

uzun ara dediğime de bakmayın, bir kaç ay işte...

(zaman kavramının göreceli olduğu düşünülürse...)

 

konu yine dağıldı, sil baştan yapıyorum:

uzun aradan sonra, (yani febril nötropeni tanısıyla hastanelik olduktan sonra,) ilk kez, sevinçle banyoya koştum... kendimi, annemden yardım almadan banyo yapabilecek kadar güçlü hissediyordum...

 

banyoya girdiğimde içimde biraz korku hissetmedim değil!:

acaba başarabilecek miydim?

 

beynimdeki sesler çarpışıp duruyordu:

-annemi çağırsam yine... ya gücüm yetmezse...

-başarmalısın sibel, yeniden özgüvenini kazanmak için başarmalısın... artık yapabilirsin, 

 

seslerin çok fazla çarpışması gerekmedi:

annem banyo kapısından içeri süzüldü...

 

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

aklım geride kalmasın...

12/12/2007

bugün kendimi iyi hissediyordum ya, hadi biraz sokaklarda fink atayım dedim...

eee hava da fena değildi hani; çok fazla üşümüyordu...

sanki ilkyazdan kalma bir gün...

 

bir iki saat yürüdüm sonra da doğru fizik tedaviye...

10. günüm...

epey bir yol aldım ama...

hem kolumdaki lenf ödemim azaldı hem de hareket kısıtlılığım: annemin yardımı olmadan giyinebiliyorum ve de zorlansam bile araba kullanabiliyorum :))

 

yarına ilişkin çok fzla düş kurmuyorum artık...

çünkü ne zaman plan yapsam altüst oluyor...

geçen bahara girerken,

-bu son yazım olacak olsa bile, yaşadığım en güzel yaz olacak, demiştim...

gerçi temmuz ayına kadar öyleydi...

ama ağustos ve sonrası...

33 yıllık yaşamımda en çok acı çektiğim, en çok canımın yandığı yaz oldu...

 

kemo ilaçları önce ellerimde, kollarımda yaralar açtı, sonra boğazımda ve vücudumdaki tüm mukozalarda...

ardından kan değerlerim düştü, febril nötropeni tanısıyla hastanelik oldum, beslenememeye bağlı protein eksikliğinden ödem gelişti, bir balon gibi şiştim, akciğerlerim başına kadar su doldu...sonrasında zaten bir daha ayağa kalkamadım,

ta ki bir kaç hafta öncesine kadar...

 

artık şımarma zamanı:

birazcıkın zorlansam da yeniden  yürüyebiliyorum...

yemek yiyebiliyorum... (gerçi anam, hadi birazcık ye, diye ısrar etmese yemeyeceğim ama olsun, sonuçta yiyorum ya :))

 

evet, bugün geçmişte kalan yaz aylarının acısını çıkardım, bol bol yürüdüm...

gerçi yorgunluktan günün sonunda, sağ bacağım kelek attı, topallamaya başladım ama olsun...

 

ve şimdi bir daha plan yapmayacağım, diyorum...

diyorum ama bir türlü uslanmıyorum ki..

bak yine planlara başladım bile...

eğer işler yolunda gider ve bahar aylarını yeniden görebilecek olursam eğer (biraz daha yüzsüz davranıp, yaz aylarını da talep etsem mi acaba...)  

bol bol kiraz yiyeceğim ve de çilek... hatta hergün ama hergün kilolarca...

neme lazım, giderken aklım geride kalmasın...

 

bir de bol bol araba kullanacağım :))

 

kendimi seviyorum,

canım kendim benim...

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

istanbul'da bir kış günü

11/12/2007

her zamanki gibi işte...

yine gri bir kent... yine canım sıkılıyor...

sokağa çıkmak istiyorum, üşeniyorum...

zaten hava da üşüyor...

 

sabahtan beri, (gerçi 12:00 gibi uyandım ama olsun, benim saatime göre henüz sabah) laptopın başında internette sörf yapmaktan sanki gözlerime kramp girecek...

gözlere hiç kramp girer mi, bilmiyorum...

ama varsa böyle bir durum, kesin bende olur yani...

 

bugün, galiba depresif günüm...

insan hiç blog güncesini depresif bir yazıyla açar mı? kendimi şiddetle kınıyorum...

kendimi kınadığımdan mıdır nedir, daha bir depresif oluyorum...

 

zaten sigaram da bitmiş...

off yaa, bu saatte bir de bakkala gitmek gerekecek...

 

 

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

ben cadıyım

yaz gelsin istiyorum, ama sıcaklar bunaltmasın... kar yağsın istiyorum, ama soğuktan çocuklar üşümesin... ilkyaz gelsin diyorum, kirazlar ve çilekler meyve versin... ve ben hepsini yiyeyim... bir de, "keşke kilo almasam!!!!!!!!

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro